Av. Adnan Dereli
← Tüm yazılar
Yazılar · Son güncelleme: Ekim 2026

Ticari Alacakta Faiz

Ödenmeyen ticari alacağa hangi oranda faiz istenir, faiz ne zaman işlemeye başlar ve faize faiz yürütülebilir mi?

Vadesinde ödenmeyen bir fatura için anaparanın yanında faiz de istenebilir; ancak hangi faizin, hangi orandan ve hangi tarihten itibaren isteneceği her alacakta aynı değildir. Kanuni faiz, ticari temerrüt faizi, mal ve hizmet tedarikine özgü gecikme faizi ve sözleşmeyle belirlenen faiz farklı kurallara tabidir. Bu yazı, ticari alacaklarda uygulanan faiz türlerini, faizin başlangıç tarihini ve bileşik faiz yasağını ele alıyor.

Kanuni Faiz ve Ticari Temerrüt Faizi

Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gereken hâllerde oran sözleşmeyle belirlenmemişse 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uygulanır. Bu Kanun’un 1. maddesi, 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’la değiştirilmiş ve değişiklik 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yeni düzenlemeye göre kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır. 31.12.2025 tarihindeki reeskont oranı yıllık %38,75 olduğundan, kanuni faiz 31.07.2026’dan itibaren yıllık %31’dir; 1 Haziran 2024’ten bu tarihe kadar uygulanan oran ise yıllık %24’tü.

Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça kanuni faiz oranında temerrüt faizi öder (3095 sayılı Kanun md. 2/1). Ticari işlerde ise alacaklı daha yüksek bir oran isteyebilir: Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslara uyguladığı faiz oranı kanuni faizden yüksekse, sözleşme olmasa bile temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir (md. 2/2). Uygulamada “avans faizi” denilen bu oran, 30 Haziran’da önceki yılın 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklılaşırsa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranı geçerli olur. Merkez Bankası’nın 20.12.2025 tarihinden itibaren uyguladığı avans faizi oranı yıllık %39,75’tir ve 2026 yılı için esas alınan oran budur. Kanun “istenebilir” ifadesini kullandığından, avans faizinin talepte açıkça belirtilmesi gerekir.

Mal ve Hizmet Tedarikinde Özel Kural

Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde Türk Ticaret Kanunu’nun 1530. maddesi uygulanır. Bu ilişkilerde ödeme günü veya süresi kararlaştırılmışsa borçlu ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer ve alacaklı, sözleşmede şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır. Ödeme günü belirlenmemişse borçlu, kural olarak faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınmasını izleyen otuz günün sonunda temerrüde düşer. Sözleşmedeki ödeme süresi kural olarak en fazla altmış gün olabilir; alacaklı küçük ve orta büyüklükte bir işletme ya da tarım veya hayvancılık üreticisiyse, yahut borçlu büyük bir işletmeyse bu süre altmış günü aşamaz.

Sözleşmede gecikme faizi kararlaştırılmamışsa ya da faizi dışlayan hükümler geçersiz sayılmışsa, Merkez Bankası’nın her yıl ocak ayında ilan ettiği oran uygulanır. Kanun, bu oranın 3095 sayılı Kanun’daki ticari gecikme faizi oranından “en az yüzde sekiz fazla” olmasını öngörür. 02.01.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğe göre 2026 yılı için bu oran yıllık %43, alacağın tahsili masrafları için istenebilecek asgari giderim tutarı ise 2.020 TL’dir.

Sözleşmeyle Belirlenen Faiz ve Sınırları

Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir (TTK md. 8/1). Türk Borçlar Kanunu ise sözleşmeyle kararlaştırılan faizin kanuni faizin yüzde elli, temerrüt faizinin de yüzde yüz fazlasını aşamayacağını öngörür (TBK md. 88/2, 120/2). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ticari işlerde TTK’nın 8. ve 9. maddelerinin özel hüküm olduğunu ve TBK’daki bu sınırların ticari işlere uygulanmayacağını kabul etmiştir (E. 2013/6-2249, K. 2015/1362, 15.05.2015). Öğretide bu sınırların ticari işlere de uygulanması gerektiğini savunan görüşler de bulunmaktadır. Oranın serbestçe belirlenmesi sınırsız bir serbestlik anlamına da gelmez; tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır ve aşırı yararlanma ya da ahlaka aykırılık hükümleri ölçüsüz oranlara karşı uygulanabilir.

Sözleşmede yalnızca akdî faiz belirlenmiş, temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve akdî faiz kanuni orandan yüksekse, temerrüt faizi bakımından akdî faiz oranı geçerli olur (TBK md. 120/3; 3095 sayılı Kanun md. 2/3). Bu nedenle sözleşmede temerrüt faizinin ayrıca ve açıkça düzenlenmesi, uyuşmazlık çıktığında hesabı kolaylaştırır.

Faiz Ne Zaman İşlemeye Başlar?

Temerrüt faizi, borçlunun temerrüde düştüğü andan itibaren işler. Muaccel bir borcun borçlusu, kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer; borcun ifa edileceği gün taraflarca birlikte belirlenmişse, bu günün geçmesiyle ihtara gerek kalmadan temerrüt gerçekleşir (TBK md. 117). Ticaret Kanunu da aksine sözleşme yoksa ticari bir borcun faizinin vadenin bitiminden, belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işleyeceğini düzenler (TTK md. 10).

Vadesi belirsiz alacaklarda faizin başlangıcı ihtarın borçluya ulaştığı tarihe bağlı olduğundan, ihtarnameyi noter aracılığıyla göndermek ispat kolaylığı sağlar. Mal ve hizmet tedariki ilişkilerinde ise yukarıda açıklandığı gibi ihtara gerek olmaksızın temerrüt gerçekleşebilir.

Faize Faiz Yürütülebilir mi?

İşlemiş faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesi, yani bileşik faiz, ticari işlerde de istisnai olarak kabul edilir. Üç aydan kısa olmamak üzere faizin anaparaya eklenmesi şartı, yalnızca cari hesaplarda ve her iki taraf bakımından ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir; Kanun bu imkânın tacir olmayan sözleşenlere uygulanmayacağını da belirtir. Bu kurallara aykırı olarak işletilen faiz yok hükmündedir (TTK md. 8/2, 8/4).

Sonuç olarak ticari bir alacakta istenebilecek faiz; alacağın kaynağına, sözleşmedeki hükümlere ve temerrüdün gerçekleştiği tarihe göre belirlenir. Kanuni faiz ve avans faizi oranları Merkez Bankası oranlarına bağlı olarak dönemsel değiştiğinden, uzun süreli bir alacakta her dönem için o dönemde yürürlükte olan oranın ayrı ayrı uygulanması gerekir.

Dayandığı kaynaklar

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun md. 1, 2/1, 2/2, 2/3

16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun md. 10 (RG 31.07.2026)

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 8, 9, 10, 1530

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 88/2, 117, 120

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın TTK md. 1530/7 uyarınca 2026 yılı için ilan ettiği temerrüt faiz oranı ve asgari giderim tutarına ilişkin tebliğ (RG 02.01.2026)

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/6-2249, K. 2015/1362, 15.05.2015

Bu yazı Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımaz.

Av. Adnan Dereli · İstanbul Barosu · Sicil 51995