Av. Adnan Dereli
← Tüm yazılar
Yazılar · Son güncelleme: Ekim 2026

İhtiyati Haciz

Alacak tahsil edilmeden borçlunun malları nasıl güvenceye alınır, ihtiyati haciz kararından sonra hangi süreler işler?

Bir ticari alacak için dava ya da icra takibi sonuçlanana kadar geçen sürede borçlunun mal varlığı azalabilir ve sonunda alınan karar kâğıt üzerinde kalabilir. İhtiyati haciz, bu riske karşı para alacağının ileride tahsilini güvence altına almak için borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasını sağlayan bir koruma tedbiridir. Bu yazı, ihtiyati haczin şartlarını, kararı veren mahkemeyi, teminat yükümlülüğünü, karardan sonra işleyen süreleri, itiraz ve kaldırma yollarını ve ihtiyati tedbirden farkını ele alıyor.

İhtiyati Haczin Şartları

İcra ve İflas Kanunu’na göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun elinde veya üçüncü kişide bulunan taşınır ve taşınmaz mallarını, alacaklarını ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir (İİK md. 257/1). Vadesi gelmemiş bir borç için ise ihtiyati haciz yalnızca iki durumda istenebilir: borçlunun belirli bir yerleşim yeri yoksa ya da borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanıyor, kaçıyor ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunuyorsa (İİK md. 257/2). Bu sebeplerle haciz konulursa borç, borçlu hakkında muaccel hâle gelir (İİK md. 257/3).

Alacaklı, alacağı ve gerektiğinde haciz sebepleri hakkında mahkemede kanaat uyandıracak delilleri göstermek zorundadır (İİK md. 258/1). Burada tam ispat değil, alacağın varlığı konusunda mahkemede kuvvetli bir kanaat oluşturulması aranır. Kurumun yalnızca para alacakları için öngörüldüğü de unutulmamalıdır; bir malın teslimi gibi para dışındaki talepler ihtiyati hacizle değil, ihtiyati tedbirle korunur.

Yetkili Mahkeme ve Teminat

İhtiyati hacze, İİK’nın 50. maddesine göre yetkili mahkeme karar verir; bu madde yetki bakımından genel usul kurallarına yollama yapar. Dava açılmışsa talep, davaya bakan mahkemeye yöneltilir. Görevli mahkeme ise asıl uyuşmazlığa bakmakla görevli olan mahkemedir; ticari bir alacakta bu, kural olarak asliye ticaret mahkemesidir. Mahkeme tarafları dinleyip dinlememekte serbesttir. Talebin reddine ilişkin karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir; taraflar dinlenerek verilen kararda aleyhine karar verilen taraf da istinaf yoluna gidebilir (İİK md. 258).

İhtiyati haciz isteyen alacaklı, haksız çıkması hâlinde borçlunun ve üçüncü kişilerin uğrayacağı zararlardan sorumludur ve bu nedenle teminat göstermek zorundadır (İİK md. 259/1). Kanunda bunun iki istisnası vardır: Alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz, ilam niteliğinde bir belgeye dayanıyorsa teminata gerek olup olmadığını mahkeme takdir eder. Kanun teminatın oranını belirlememiştir; miktar mahkemece takdir edilir. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın uygulanmasını istemek zorundadır; aksi hâlde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (İİK md. 261/1). Süre, kararın tebliğinden değil verildiği tarihten başlar. Anayasa Mahkemesi, sürenin bu şekilde başlatılmasını öngören ibareyi Anayasa’ya aykırı bulmamış ve itirazı reddetmiştir (E. 2025/142, K. 2025/254, 11.12.2025).

Karardan Sonra İşleyen Süreler

Dava açmadan veya takibe başlamadan ihtiyati haciz yaptıran alacaklı, haczin uygulanmasından itibaren yedi gün içinde icra takibi başlatmak ya da dava açmak zorundadır (İİK md. 264/1). Takibe itiraz edilirse alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemeli veya dava açmalıdır. İhtiyati haciz dava sırasında konulmuşsa ya da alacaklı bu süre içinde dava açmışsa, esas hakkında verilen hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebinde bulunması gerekir (İİK md. 264/3). Yargıtay uygulamasında bu sürelerin hak düşürücü nitelikte olduğu kabul edilmektedir.

Ticari para alacaklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Bu nedenle kanun, dava açılmadan önce ihtiyati haciz kararı verilmişse İİK’nın 264. maddesinin birinci fıkrasındaki dava açma süresinin arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemeyeceğini düzenler (HUAK md. 18/A/16). Süreler kaçırılır, dava veya takip geri alınır ya da alacaklı davayı kaybederse ihtiyati haciz hükümsüz kalır. Borçlu ödeme emrine süresinde itiraz etmez veya itirazı kesin olarak kaldırılırsa, ihtiyati haciz kendiliğinden kesin hacze dönüşür (İİK md. 264).

Karara İtiraz ve Haczin Kaldırılması

Borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararına karşı haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir. İtiraz süresi, haciz borçlunun huzurunda yapılmışsa haczin uygulanmasından, aksi hâlde haciz tutanağının tebliğinden itibaren yedi gündür. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de haczi öğrendikleri tarihten itibaren yedi gün içinde haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir (İİK md. 265). Mahkeme yalnızca gösterilen sebeplerle sınırlı inceleme yapar, tarafları davet ederek dinler; taraflar gelmezse dosya üzerinden karar verir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir, ancak bu başvuru ihtiyati haciz kararının icrasını durdurmaz.

Borçlu ayrıca para, mahkemece kabul edilecek rehin, hisse senedi veya tahvil depo ederek ya da taşınmaz rehni veya muteber bir banka kefaleti göstererek ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir; takip başladıktan sonra bu yetki icra mahkemesine geçer (İİK md. 266). Böylece borçlu, uyuşmazlık sürerken malları üzerindeki hacizden kurtulabilir, alacaklı da güvencesini kaybetmemiş olur.

İhtiyati Tedbirden Farkı

İhtiyati tedbir, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya imkânsız hâle geleceğinden endişe edilen hâllerde uyuşmazlık konusu hakkında verilir (HMK md. 389). Para alacakları için ise özel düzenleme olan ihtiyati haciz uygulanır. Süreler de farklıdır: Dava açılmadan alınan tedbir kararında esas davanın, kararın uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde açılması gerekir (HMK md. 397/1). Teminat bakımından da tedbirde mahkemenin takdir alanı daha geniştir; talep resmî belgeye veya başka bir kesin delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa gerekçesi gösterilerek teminat alınmayabilir (HMK md. 392/1).

Sonuç olarak ihtiyati haciz, ticari alacağın tahsil edilebilirliğini korumada etkili bir araçtır; ancak kısa ve hak düşürücü sürelere bağlıdır. Kararın on gün içinde uygulatılması, haczin ardından yedi gün içinde takip veya dava yoluna gidilmesi ve arabuluculuk sürecinin bu sürelere etkisinin takip edilmesi, haczin hükümsüz kalmaması için belirleyicidir.

Dayandığı kaynaklar

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu md. 50, 257, 258, 259, 261, 264, 265, 266

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 389, 392/1, 397/1

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md. 18/A/16

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 5/A

Anayasa Mahkemesi, E. 2025/142, K. 2025/254, 11.12.2025 (RG 09.03.2026, sayı 33191)

Bu yazı Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımaz.

Av. Adnan Dereli · İstanbul Barosu · Sicil 51995