Av. Adnan Dereli
← Tüm yazılar
Yazılar · 21 Eylül 2026

Tasfiyede Son Durum

Süre uzadı, soruşturma sürüyor.

Tasfiye sürecinde iki gelişme öne çıkıyor: SPK tasfiye süresini uzattı, fonları tasfiyeye alınan şirketlerle bağlantılı soruşturma ise sürüyor. Bu yazı, süre uzatımının ne anlama geldiğini ve neyin değişmediğini, soruşturma ve tedbir kararlarının fon malvarlığıyla ilişkisini ve bugün yapılabilecekleri ele alıyor.

Tasfiye Süresi 6 Aya Çıktı

SPK, 20 Eylül 2026 tarihli ve 59/1710 sayılı kararıyla tasfiye süresini 3 aydan 6 aya çıkardı. Gerekçe olarak “tasfiye konusu fonların portföy yapıları ve piyasa gelişmeleri” gösterildi; karar 2026/62 sayılı Bültende yayımlandı.

Altı aylık sürenin ne anlama geldiğini SPK'nın 21 Eylül tarihli açıklaması ortaya koyuyor: “6 aylık süre, tasfiyenin mutlaka 6 ay süreceği anlamına gelmemekte olup, koşullara bağlı olarak daha erken sürede tamamlanabilir.” Öte yandan süre, Kurul kararıyla yeniden de uzatılabilir. Nakit oluştukça öncelikle gerçekleşmemiş iade talimatlarından doğan borçlar ödenir; kalan tutar pay sahiplerine payları oranında dağıtılır. Bununla birlikte 21 Eylül 2026 itibarıyla açıklanmış bir ödeme oranı veya takvimi yoktur.

Ne Değişmedi?

SPK'nın açıklamasına göre yalnızca süre değişti; tasfiye usul ve esaslarında başka bir değişiklik yapılmadı. TEFAS üzerinden verilip gerçekleştirilmeyen iade talimatları karşılığında oluşan tutarların fona borç olarak kaydedilip öncelikli ödenmesi kuralı yerinde duruyor. Fonlar da TEFAS'ta alım ve satıma kapalı olmaya devam ediyor.

Soruşturma ve Tedbir Kararları

Tasfiye sürerken ceza soruşturması da devam ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, 19 Eylül'den itibaren fonları tasfiyeye alınan bazı portföy yönetim şirketleriyle bağlantılı grup şirketlerinin yöneticileri hakkında gözaltı kararları verildiği basına yansıdı. Soruşturmada daha önce dört kişinin tutuklandığı bildirilmişti. Şüpheliler hakkında masumiyet karinesi geçerlidir.

Adalet Bakanının 18 Eylül tarihli açıklamasına göre, malvarlıklarının kaçırılmasının önlenmesi amacıyla ilgili hesaplar ve malvarlığı değerleri hakkında tedbir kararları alındı. Tedbirlerin hukuki dayanağı ve hangi kişileri kapsadığı açıklanmadı; basına yansıyan bilgilerde de tedbirlerin yatırım fonlarının malvarlığını kapsadığına dair bir ifade yer almıyor.

Fon Malvarlığı Ayrıdır

Bu noktada fon malvarlığının hukuki konumu önem taşıyor. III-52.1 sayılı Tebliğin 5. maddesine göre fon malvarlığı, kurucu şirketin malvarlığından ayrıdır. Kurucunun yönetim ve denetimi kamu kurumlarına devredilse dahi fon malvarlığı haczedilemez, üzerine ihtiyati tedbir konulamaz ve iflas masasına dahil edilemez.

Ceza soruşturmasındaki el koyma gibi tedbirlerin fon varlıklarına uygulanıp uygulanamayacağı ise ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur. Şunu da belirtmek gerekir ki ayrılık ilkesi, portföydeki varlıkların değer kaybına karşı bir güvence değildir.

Bugün Ne Yapmalı?

Tasfiye sürecinde MKK kayıtları ile kurum kayıtları arasında mutabakat yapıldığından hesap görünümleriniz değişebilir. Bu nedenle emir ve MKK ekranlarınızın tarih ve saatli görüntüsünü saklayın. Kurumunuzdan pay adedinizi, iade talimatınızın durumunu ve öncelikli ödeme kapsamına girip girmediğini yazılı olarak sorun; doğrulanmamış rakamlara itibar etmeyin.

Dayandığı kaynaklar

20.09.2026 tarih ve 59/1710 sayılı Kurul kararı (süre üç aydan altı aya)

SPK Bülteni 2026/62

21.09.2026 tarihli basın duyurusu

Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.1) md. 5

TEFAS kayıtları

Bu yazı 21 Eylül 2026 tarihindeki karar ve duyurulara dayanır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımaz.

Av. Adnan Dereli · İstanbul Barosu · Sicil 51995