Kanun Teklifi ve PBLK
Payları blokede kalan yatırımcıların teklif karşısındaki durumu.
Tasfiye kararından önce iade emri verip emri gerçekleşmeyen yatırımcılar (PBLK) için kanun teklifinde bir hüküm bulunmuyor. Emir günündeki fiyat ne korunuyor ne de açıkça ortadan kaldırılıyor. Sonucu belirleyecek olan, bu sessizliğin nasıl okunacağıdır. Bu yazı, payları blokede kalan yatırımcıların teklif karşısındaki durumunu iki okumayı yan yana koyarak ele alıyor.
Lehe Okuma
Teklifin yedinci maddesi, kanunda hüküm bulunmayan hâllerde ilgili mevzuatın bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağını söylüyor. Kurulun 17 Eylül tarihli kararı ise gerçekleşmeyen iade talimatlarının tutarının fon hesabına borç olarak kaydedileceğini ve dağıtımda öncelikle bu borçların ödeneceğini düzenlemişti.
Teklif bunu tekrarlamıyor, ortadan da kaldırmıyor; dağıtım sırasını belirleme yetkisi de Kurulda kalıyor. Bununla birlikte bu kararın anılan fıkradaki mevzuat kavramı içinde sayılıp sayılmayacağı ayrıca tartışılacaktır.
Aleyhe Okuma
Öte yandan teklifin hesabı nakit esaslı kuruluyor; fona giren ve fondan çıkan paraya bakılıyor. Emri gerçekleşmemiş kişide fondan nakit çıkışı olmadığı için bu kişi, hiç emir vermemiş bir yatırımcıyla aynı biçimde hesaplanıyor. Teklifin ödeme düzeni bütünlüklü sayılırsa, önceliği öngören karar bu düzene aykırı kabul edilip uygulanmayabilir. Bu okumada emir günündeki fiyatın pratik bir değeri kalmaz.
Hangi Günün Fiyatı
Teklif, hesabınızdaki payların değerini tasfiye kararından bir gün önceki gün sonu fiyatına göre buluyor ve bu değeri ara ödemede üst sınır olarak kullanıyor. İade emrinin verildiği gündeki fiyat ise teklifin hesaplarına hiç girmiyor. Emir günündeki fiyat daha yüksekse, aradaki fark teklifin içinde karşılanmıyor.
Geriye Yürüme
Teklif, 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giriyor. Bu tarih, fonların tasfiyesine karar verilen gündür. Geriye yürüme, o günden bu yana yapılan satışların ve kayıt çalışmalarının tek bir kurala bağlanmasını sağlar.
Teklifin bütün ölçülerinin aynı tarihe çakılı olması, hesapların bu tarihteki durumunun artık bu kanunla okunacağı sonucunu doğurabilir. Buna karşılık yürürlük hükmü zamanı belirler, içeriği değil. İade emirleri bu tarihten önce verildiği için bunlara bağlı taleplerin akıbeti, yürürlük maddesinden değil esas hükümlerden çıkacaktır.
Pratik Sonuç
Bu tablo karşısında iki rakamı yan yana koymak gerekir: biri emir verilen gündeki hesap değeri, diğeri teklife göre bulunan güncellenmiş yatırım tutarı. Fonda uzun süre kalmış bir yatırımcıda ikincisi daha yüksek çıkabilir; kısa süre önce girmiş bir yatırımcıda ise emir günündeki değer yüksek kalabilir.
Bu ikinci durumda aradaki fark teklifin içinde ödenmiyor ve sorumlulara karşı talep edilecek alacak olarak duruyor. Teklif ayrıca, başka hukuki yollardan tahsil edilen tutarların bu kanundan doğacak ödemeden düşüleceğini söylüyor; yani iki yol birbirine eklenmiyor.
Komisyon Aşaması
Teklif henüz yasalaşmadı. Gerçekleşmemiş iade talimatlarının statüsü, komisyon aşamasında açık bir hükümle düzenlenmesi gereken en somut eksikliktir. Bu yazıda anlatılanlar yürürlükteki bir kanuna değil, Meclise sunulan teklif metnine dayanır.
Dayandığı kaynaklar
Kanun teklifi metni, 09.10.2026
Bu yazı 9 Ekim 2026 tarihindeki karar ve duyurulara dayanır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımaz.
Av. Adnan Dereli · İstanbul Barosu · Sicil 51995