Av. Adnan Dereli
← Tüm yazılar
Yazılar · Son güncelleme: Ekim 2026

Haksız Rekabette Zamanaşımı ve Cezai Sorumluluk

Haksız rekabet davaları hangi sürede açılmalı, hangi fiiller suç sayılır ve şikâyet süresi ne kadardır?

Haksız rekabete uğrayan bir işletme için hukuki koruma iki ayrı yoldan sağlanır. Bir yanda tespit, men, ref ve tazminat gibi hukuk davaları, diğer yanda ise bazı haksız rekabet fiillerinin suç olarak cezalandırılması bulunur. Her iki yol da sürelere bağlıdır ve bu sürelerin kaçırılması, haklı bir talebin bile sonuçsuz kalmasına yol açabilir. Bu yazı, haksız rekabet davalarındaki zamanaşımını, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen haksız rekabet suçunu, şikâyet şartını ve görevli mahkemeleri ele alıyor.

Hukuk Davalarında Zamanaşımı: Bir Yıl ve Üç Yıl

Haksız rekabet bir haksız fiil türü olduğu için, haksız fiile ilişkin genel zamanaşımı kuralının uygulanacağı düşünülebilir. TBK’nın 72. maddesine göre haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Ancak haksız rekabet bakımından TTK’da özel ve daha kısa bir süre öngörülmüştür.

TTK’nın 60. maddesine göre 56. maddede sayılan tespit, men, ref, maddi ve manevi tazminat davaları, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Özel hüküm genel hükümden önce uygulandığından, haksız rekabet davalarında TBK’daki iki ve on yıllık süreler değil, bu bir ve üç yıllık süreler esas alınır. Bir yıllık süre öğrenmeyle, üç yıllık süre ise öğrenmeden bağımsız olarak hakkın doğumuyla işlemeye başlar; hangisi önce dolarsa dava hakkı o tarihte zamanaşımına uğramış olur.

Ceza Zamanaşımı Daha Uzunsa

TTK’nın 60. maddesi, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü durumlarda o sürenin uygulanacağını da düzenler. Haksız rekabet fiili aynı zamanda TTK’nın 62. maddesindeki suçu oluşturuyorsa, hukuk davaları bakımından da ceza zamanaşımı süresi dikkate alınır. Bu suç için öngörülen ceza iki yıla kadar hapis veya adli para cezası olduğundan, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar için öngörülen sekiz yıllık dava zamanaşımı uygulanır (TCK md. 66/1-e).

Bu kural, öğrenme tarihinden itibaren bir yılın geçtiği durumlarda bile davanın zamanaşımına uğramamış olabileceği anlamına gelir. Ancak daha uzun sürenin uygulanabilmesi için fiilin, kast da dâhil olmak üzere suçun unsurlarını taşıması gerekir. Kasıt unsuru bulunmayan ya da 62. maddede sayılan hâllere girmeyen bir haksız rekabet fiilinde ise bir ve üç yıllık süreler geçerliliğini korur.

Hangi Fiiller Suç Oluşturur?

TTK’nın 62. maddesi dört grup fiili cezalandırır. Birincisi, 55. maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işlemektir. İkincisi, kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi vermektir. Üçüncüsü, çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, çalıştıranın veya müvekkilin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatmaktır. Dördüncüsü ise çalıştıran veya müvekkil olup da işçilerinin, çalışanlarının ya da vekillerinin işlerini görürken cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiili işlediklerini öğrendiği hâlde bu fiili önlememek veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmemektir.

Fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Suçun manevi unsuru kasttır; taksirle işlenen haksız rekabet fiilleri ceza sorumluluğu doğurmaz, ancak hukuki sorumluluk bakımından önem taşımaya devam eder.

Şikâyet Şartı ve Süresi

Haksız rekabet suçu şikâyete bağlıdır. TTK’nın 62. maddesine göre fail, 56. madde gereğince hukuk davası açma hakkına sahip olanlardan birinin şikâyeti üzerine cezalandırılır. Dolayısıyla zarar gören rakip işletme, ekonomik çıkarı zarar gören müşteriler ve 56. maddede sayılan odalar ve birlikler şikâyet hakkına sahiptir.

TTK’da ayrıca bir şikâyet süresi bulunmadığından TCK’nın genel hükmü uygulanır. Buna göre şikâyet hakkı olan kişi, fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK md. 73/1, 73/2). Şikâyetten vazgeçme kural olarak davayı düşürür (TCK md. 73/4). Altı aylık süre, hukuk davasındaki bir yıllık süreden daha kısadır; bu nedenle iki yolun süreleri ayrı ayrı izlenmelidir.

Tüzel Kişiler ve Görevli Mahkemeler

Haksız rekabet fiilleri çoğu zaman bir şirketin faaliyeti sırasında işlenir. TTK’nın 63. maddesine göre bu durumda 62. madde, tüzel kişi adına hareket etmiş olan veya etmesi gereken organ üyeleri ya da ortaklar hakkında uygulanır; haksız rekabet fiili tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmişse tüzel kişi hakkında da ona özgü güvenlik tedbirlerine karar verilebilir. Hapis veya adli para cezası bu nedenle şirketin kendisine değil, fiili gerçekleştiren veya önlemesi gereken yöneticilere yönelir.

Haksız rekabet suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir ve yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Hukuk davaları ise asliye ticaret mahkemesinde görülür. Ceza ve hukuk yargılamaları birbirinden ayrı yürütülür ve şikâyet yoluna gidilmesi hukuk davası açma hakkını ortadan kaldırmaz. Sonuç olarak haksız rekabete maruz kalan bir işletme bakımından en kritik konu sürelerdir: Şikâyet için altı ay, hukuk davası için kural olarak bir ve üç yıl, fiil suç oluşturuyorsa sekiz yıllık ceza zamanaşımı birlikte değerlendirilmelidir.

Dayandığı kaynaklar

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 55, 56, 60, 62, 63

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 72

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu md. 66/1-e, 73/1, 73/2, 73/4

Bu yazı Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımaz.

Av. Adnan Dereli · İstanbul Barosu · Sicil 51995