Fona Tavsiye ile mi Girdiniz?
Kişiye özel yönlendirme yetki belgesine bağlıdır ve her kurum bu belgeyi alamaz
Bu yazı, kurum, kişi ve ürün adları çıkarılmış bir görüşme kaydından aktarılan sözlerle başlıyor:
“Şu anki hesabınızda yüzde 46 alıyorsunuz ama faiz almayan kısımla birlikte daha düşük bir orana denk geliyor. Günlük olarak da benim size önerdiğim fondan 500 lira civarında daha az alıyorsunuz. Bu fonun getirisi ortalama yüzde 48 civarında. Baktığınız zaman tüm vadelerde her zaman mevduatın üzerinde olmuş, rahatlıkla alabileceğiniz bir ürün. Gördüğüm kadarıyla sizin EFT havale ödemeleriniz olmuyor. Öğleden önce bozarsanız öğleden sonra üç civarında hesabınıza geçer, orada da bir mağduriyet yaşamazsınız. Denemenizi tavsiye ediyorum.”
Mevduattan Fona
Müşteri mevduattaydı ve bu görüşmeden sonra tasfiyeye giren bir para piyasası fonuna geçti. Kaydın tek bir hukuki sorusu var: söylenenler bir tavsiye miydi, yoksa yatırım danışmanlığı mı? Bir ürünün anlatılması ile o ürünün belirli bir müşteriye hesap yapılarak önerilmesi arasındaki fark, dosyanın tamamını belirler. Bu nedenle önce sınırı çizmek gerekiyor. Cevap teknik bir ayrıntı değildir; zararın kimden isteneceğini belirleyen şey budur.
Banka Danışmanlık Yapamaz
Yatırım danışmanlığı kanunda sayılan bir yatırım hizmetidir ve düzenli uğraşı olarak yapılabilmesi Kuruldan izin alınmasına bağlıdır. Bu izne sahip olabilecekler, yatırım danışmanlığı yetki belgesi bulunan yatırım kuruluşları ile portföy yönetim şirketleridir. Kurul rehberi, mevduat ve katılım bankalarının bu faaliyeti yürütemeyeceğini açıkça düzenler. Kural yalnızca hisse senedi için değil, tüm sermaye piyasası araçları için geçerlidir (6362 sayılı Kanun md. 37 ve 39 · III-55.1 md. 4 · Yatırım Hizmetleri ve Kuruluşları Rehberi).
Bununla birlikte banka çalışanının ürün anlatması tek başına yasak değildir. Rehber, bankaların verebileceği tavsiyelerde müşterinin bireysel özellikleri ve durumu dikkate alınarak tavsiyenin kişiye özel hâle getirilmemesini şart koşar. Bankalar yalnızca müşterilerinin tamamına yönelik, önceden belirlenmiş standart dağılım tavsiyesi verebilir. Ölçüt buradadır: herkese aynı şey söyleniyorsa tavsiye, o kişi için hesap yapılıyorsa danışmanlıktır.
Hesap Kişiye Göre Yapılmış
Aktarılan sözlerde müşterinin mevcut hesabının getirisi hesaplanıyor, iki ürün arasındaki günlük fark rakamla söyleniyor, havale alışkanlığı gözlemlenerek sorun yaşamayacağı belirtiliyor ve tek bir fon adıyla öneriliyor.
Söylenmeyen ise daha ağırdır. İki ürün yalnızca getiri üzerinden karşılaştırılmış; mevduatın sigorta kapsamında olduğu ve fonun olmadığı hiç geçmemiştir. Tasfiyede fiilen çöken şey ise sözlerdeki likidite vaadiydi.
Talebin Dayanağı ve Ölçüsü
Bu dosyalarda ilk akla gelen itiraz, uygunluk testinin yapılmamış olmasıdır. Ancak aynı rehber, elektronik fon dağıtım platformunda işlem gören yatırım fonları ile para piyasası fonlarını bu testten muaf tutar. Talebi bu temele oturtan bir dosya, karşı tarafın tek cümlelik cevabıyla zayıflar. Dayanak testin yokluğu değil, tavsiyenin kişiye özel olmasıdır.
İstenebilecek olan fonun değer kaybı değildir; o bir yatırım riskidir. İstenebilecek olan, yönlendirme olmasaydı bulunulacak durum ile bugünkü durum arasındaki farktır. Asıl kalem, fona aktarılan tutar ile fondan tahsil edilecek tutar arasındaki farktır. Mevduatta kalınsaydı elde edilecek getiri de talep edilebilir, ancak bu kalemin ispatı daha ağırdır. Her iki hâlde de yönlendirmenin varlığı ve o yönlendirme olmasaydı fona girilmeyeceği gösterilmelidir.
Nereye Başvurulur
Önce kuruma yazılı başvuru yapılır; görüşme kayıtları, sisteme düşülen notlar ve o dönemdeki benzer aramalar sorulur. Sözlü başvuru cevap süresini başlatmaz. Sonuç alınamazsa Sermaye Piyasası Kuruluna şikâyet yolu açıktır. Kurul idari yaptırım uygulayabilir ve izinsiz faaliyet söz konusuysa suç duyurusunda bulunur. İzinsiz sermaye piyasası faaliyetinin cezası iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır.
Üçüncü aşama tazminat talebidir. Uyuşmazlığın niteliğine göre dava öncesi arabuluculuk dava şartı olabilir.
Kaydı Koruyun
Burada kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan sorumluluğa özgü altı aylık süre işlemez. Haksız fiil yolunda süre, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde on yıldır; sözleşmesel sorumluluk yolunda ise on yıllık genel zamanaşımı işler.
Sonuçta dosyanın tamamı tek bir şeye bağlıdır. Ses kaydının kendisi, geldiği numara ve tarih bilgisiyle saklanmalıdır; metne dökülmüş hâli tek başına yeterli değildir.
Dayandığı kaynaklar
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu md. 37 ve 39
III-55.1 sayılı Tebliğ md. 4
SPK Yatırım Hizmetleri ve Kuruluşları Rehberi
Bu yazı 30 Eylül 2026 tarihindeki karar ve duyurulara dayanır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımaz.
Av. Adnan Dereli · İstanbul Barosu · Sicil 51995