Av. Adnan Dereli
← Tüm yazılar
Yazılar · 1 Ekim 2026

Fahiş Kazanç İçin İade Hesabı Açıldı

Fon katılma payları ve borsada işlem gören hisse senetleri için ayrı ayrı hesap açıldı

1 Ekim 2026 tarihli Kurul duyurusuyla, tasfiye kapsamına alınan fonlarda, tasfiye kararından önceki dönemde katılma payı satışı yaparak fahiş kazanç elde edenlerin bu kazancı kendi istekleriyle iade edebilmesi için hesaplar açıldı. Bu yazı, açılan hesapların nasıl işlediğini, iade edilen paranın nereye gideceğini ve böyle bir ödemenin hukuken neyi karşılayıp neyi karşılamadığını ele alıyor.

İki Ayrı Hesap

Fon katılma payları için açılan hesaplar, her bir fon için ayrı ayrı, Birleşik Fon Bankası nezdinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu adına açılmış durumda. Buna ek olarak, borsada işlem gören ortaklıkların paylarının alım satımı ve benzeri işlemlerden kâr elde edenler için tek bir Genel Hisse İade Hesabı bulunuyor. Böylece fon tarafında her fon için ayrı hesap açılmışken, hisse tarafında tek bir genel hesap var. Hesap bilgileri duyurunun ekinde yayımlanmıştır.

Fon Tarafında Paranın Yolu Belli

İade edilen tutarlar sadece ilgili fonun tasfiye malvarlığına dahil edilecek; başka bir fona ya da hesaba aktarılamayacak. Bu paralar, tasfiye kapsamında o fonun katılma payı sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılmak üzere T.C. Ziraat Bankası ve Türkiye İş Bankası’na aktarılacak. Ziraat Bankası altı kurucunun, İş Bankası ise Tera Portföy fonlarının tasfiyesini yürütüyor. Kısacası para, zararın doğduğu fonun kendi malvarlığına geri dönüyor.

Bu nedenle fon hesaplarına yapılacak iade, fonda parası kalan yatırımcı açısından yeni bir tahsilat kaynağı anlamına geliyor. Tasfiye malvarlığına eklenen her tutar, o fonun pay sahiplerine yapılacak ödemeyi büyütür. 16 Eylül ve öncesinde talimatı iletilip gerçekleşmeyen öncelikli alacaklılar da bundan yararlanır. Ancak ödeme yalnızca aynı fonun pay sahiplerine gider; fonlar arası aktarım yapılamaz.

Hisse Tarafında Netlik Yok

Aynı açıklık hisse tarafında bulunmuyor. Duyuru, Genel Hisse İade Hesabına yatacak tutarların nerede kullanılacağına, kime ve hangi ölçüte göre dağıtılacağına dair hiçbir kayıt içermiyor. Bu paranın ilgili fonların tasfiye havuzuna aktarılıp aktarılmayacağı da yazmıyor. Hesap açılmış, dağıtımı düzenlenmemiştir.

İade Zorunlu Değil, Kavram Tanımsız

Duyuru bir yükümlülük doğurmuyor. Ne bir süre koyuyor, ne bir eşik belirliyor, ne de kimseyi muhatap alıyor. Zaten Kurul, bir basın duyurusuyla iade yükümlülüğü kuramaz; bunun için kanun hükmü ya da mahkeme kararı gerekir. Duyuru yalnızca ödeme yapmak isteyene bir kanal açıyor; metinde “kendi isteği ile” ifadesi açıkça yer almaktadır.

Öte yandan duyuruda “fahiş kazanç” kavramının tanımı yapılmamış. Hangi tarihten itibaren, hangi oranın üzerindeki kazancın fahiş sayılacağı yazmıyor. Bu haliyle hiç kimsenin bugün kapsamda olup olmadığını bilmesi mümkün değil; kapsamı belirleyen kavram tanımlanmadıkça, kimin muhatap olduğu da belirlenemez.

Ödeme Neyi Karşılar, Neyi Karşılamaz

Türk Ceza Kanunu’nun 55. maddesi, kazanç müsaderesine karar verilebilmesi için menfaatin suçun mağduruna iade edilememiş olmasını arıyor. Suçun mağduru ilgili fon ise, para fonun malvarlığına döndüğünde o tutar bakımından müsaderenin zemini kalkar. Ayrıca fonun ya da pay sahiplerinin tazminat talepleri, ödenen tutar ölçüsünde sönümlenir. Bununla birlikte mağdurun kim olduğu her olayda ayrıca belirlenir ve bu belirleme sonucu değiştirebilir.

Buna karşılık bu ödeme etkin pişmanlık değildir. Sermaye Piyasası Kanunu’nda etkin pişmanlık yalnızca işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı ve örtülü kazanç aktarımı suçları için öngörülmüştür; o hüküm ödemenin Hazine’ye ve elde edilen menfaatin iki katı tutarında yapılmasını arar. Bilgi suistimali ve bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı suçlarında ise etkin pişmanlık öngörülmemiştir. İade hesabına yapılan ödeme, kanundaki etkin pişmanlık hükmünün şartlarını karşılamaz; soruşturma açılmasına engel olmaz ve idari para cezasını ortadan kaldırmaz.

Acele Etmeyin

Hiçbir yükümlülük yokken yapılan ödeme, kazancın haksız olduğunun zımni kabulü olarak okunabilir ve aleyhe delil üretir; hele kapsamı belirleyen kavram tanımsızken. Bu nedenle önce çıkış tarihinizin, uygulanan fiyatın ve kararınızın hangi bilgiye dayandığının tespit edilmesi gerekir. Hangi sorumluluğa maruz olduğunuz belirlenmeden yapılacak ödeme, ödediğiniz parayla orantılı bir koruma sağlamaz.

Dayandığı kaynaklar

01.10.2026 tarihli Kurul duyurusu

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu md. 106, 107 ve 110

Türk Ceza Kanunu md. 55

Bu yazı 1 Ekim 2026 tarihindeki karar ve duyurulara dayanır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımaz.

Av. Adnan Dereli · İstanbul Barosu · Sicil 51995