Ara Ödemenin Konuşulmayan Tarafı
Bu para devletin bütçesinden değil, fonun kendi malvarlığından ödenecek
Ara ödeme kararı açıklandıktan sonra akla gelen ilk soru, 1 milyon TL’lik bu tutarı kimin ödeyeceği. Kararı okuyan birçok kişi bunu bir kamu desteği gibi anladı; öyle değil. Kaynağın ne olduğu, aynı zamanda kararın az konuşulan sonucunu anlamanın da anahtarı. Bu teorik bir tartışma değil, çünkü ödemenin nereden yapılacağı kimin ne kadar alacağını doğrudan belirliyor. Bu yazı kaynağı açıkladıktan sonra o sonuca geçecek.
Kararda Kaynak Yazmıyor
30 Eylül 2026 tarihli bültenin tamamında bütçe, Hazine, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Yatırımcı Tazmin Merkezi ya da finansman anlamına gelecek tek bir ibare geçmiyor; paranın nereden geleceği açıkça söylenmemiş. Ama kararın kendisini nasıl tanımladığı soruyu cevaplıyor. Aşağıdaki tespitler kararın kendi ifadelerine dayanmaktadır.
Karar, ara ödemeyi “genel tasfiye esaslarına ek tasfiye usulü olarak” düzenliyor ve ödemenin “tasfiye sonucunda hak kazanacakları ödemeye mahsuben” yapılacağını söylüyor. Yani bu, tasfiyenin dışında kurulmuş yeni bir tazmin mekanizması değil, tasfiyenin içinde bir ödeme biçimi. Mahsup edilecek bir ödeme, mahsup edileceği alacağın kaynağından çıkar. Ara ödeme ayrı bir hak doğurmaz; nihai tasfiyede alacağınızdan düşülür.
Bütçeyle İlgisi Yok
Sermaye Piyasası Kurulu’nun Hazine’yi taahhüt altına sokma yetkisi bulunmuyor ve 6362 sayılı Kanun’da fon tasfiyesinde oluşacak açığın kamu kaynağından kapatılmasını öngören bir hüküm yok.
1 milyon TL sınırı Yatırımcı Tazmin Merkezi ile de ilgili değil. O ayrı bir kurum, kendi şartlarına tabi ve 2026 yılı azami tazmin tutarı 2.065.145 TL. Tazmin Merkezi, yatırım kuruluşunun nakit ödeme ya da sermaye piyasası aracı teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi halinde devreye girer; fon tasfiyesinde oluşan açığı kapatmak gibi bir görevi yoktur. Buradaki 1 milyon TL, Kurul’un tasfiyenin içinde belirlediği bir üst sınırdır.
Fonun Kendi Malvarlığı
Ödeme fonun kendi malvarlığından yapılır. Tasfiyeyi yürüten banka, yani Tera Portföy fonlarında T. İş Bankası, diğer altı kurucunun fonlarında T.C. Ziraat Bankası, bu ödemeyi kendi parasıyla değil, tasfiyeyi yürüten sıfatıyla fonun malvarlığından yapar. Bankalar tasfiyeyi yürütmek üzere görevlendirildi, fonların borcunu üstlenmek üzere değil.
Fon malvarlığı, portföydeki varlıklar ile fonun üçüncü kişilerden olan alacaklarından oluşur. Birim pay değerinin sıfır görünmesi, bu alacakların tahsil edilemeyeceği anlamına gelmez; tahsil edilebilirlik tasfiye süresince belli olacak. Ayrıca her bir fonun tüm varlık ve yükümlülükleri birbirinden ayrıdır; bir fondan yapılan ödeme başka bir fonun malvarlığına dokunamaz.
Denge Değişti
Satım emri vermemiş ya da 17 Eylül’de emri iptal edilen katılma payı sahibi, ödemesini tasfiye bakiyesinden pay oranında alacaktı ve bakiye çıkmazsa hiç alamayabilirdi. Şimdi net yatırım tutarı üzerinden 1 milyon TL’ye kadar ödeme alacak. Bu grup için karar açık bir kazanç. Ancak aynı karar, bir başka grubun konumunu ters yönde etkiliyor.
16 Eylül ve öncesinde iletilip gerçekleşmeyen talimatın sahibi farklı konumda. O bir pay sahibi değil, fonun alacaklısıdır; tutarı fon hesabına borç olarak tahakkuk ettirilir ve öncelikli ödenmesi gerekir. Tasfiyede önce borçlar ödenir, geriye kalan bakiye pay sahiplerine dağıtılır. Ara ödeme bu sırayı değiştiriyor ve öncelikli alacaklının alacağının tamamını alma ihtimalini zayıflatabilir. Bu bir ihtimaldir; fonun malvarlığı yeterliyse böyle bir sonuç doğmaz.
Riski Sınırlayan İki Şey
Birincisi, her fonun malvarlığı ayrıdır. Bir fonda yapılan ödeme başka bir fonun alacaklısını etkilemez; rekabet yalnızca aynı fonun içinde doğar. Sağlam bir fonda parası olan yatırımcının, zarara uğramış başka bir fondan yapılacak ödeme nedeniyle kaygılanması gerekmez.
İkincisi, karar kendisini mevcut tasfiye esaslarına ek usul olarak tanımlıyor. Ek usul önceki esasları yürürlükten kaldırmaz; öncelikli ödeme hükmü de kaldırılmış değil. Buna karşılık öncelikli alacaklar için karşılık ayrılmasına dair bir talimat bulunmuyor.
Ne Yapmalı
Ara ödeme yatırımcıların büyük çoğunluğu için olumlu bir karar ve bir an önce uygulanması gerekiyor; buna karşı çıkmanın kimseye faydası yok. Ancak öncelikli ödeme kapsamındaki yatırımcının konumunu şimdiden yazılı olarak kayda geçirmesinde fayda var. Talimatınız 16 Eylül ve öncesinde TEFAS’a iletilip gerçekleşmediyse öncelikli ödeme kapsamındasınız; bunu kurumunuzdan yazılı olarak teyit ettirin.
Dayandığı kaynaklar
SPK Bülteni 2026/61 (17.09.2026 tarih ve 57/1708 sayılı Kurul kararı, tasfiye usul ve esasları)
SPK Bülteni 2026/67
30.09.2026 tarih ve 64/1775 sayılı Kurul kararı
TEFAS kayıtları
Bu yazı 1 Ekim 2026 tarihindeki karar ve duyurulara dayanır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımaz.
Av. Adnan Dereli · İstanbul Barosu · Sicil 51995